ABD, Kanadalı Yolcuların Giriş ve Çıkışlarda Fotoğraflarını Zorunlu Olarak Toplayacak

ABD, Kanadalı Yolcuların Giriş ve Çıkışlarda Fotoğraflarını Zorunlu Olarak Toplayacak

Amerika Birleşik Devletleri, biyometrik yüz tanıma sistemini genişleterek tüm havaalanları, limanlar ve kara sınırlarında Kanadalı yolcuların fotoğraflarını çekmeyi zorunlu hale getiriyor. Yeni uygulama, ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan düzenlemeyle 26 Aralık’ta yürürlüğe girecek.

U.S. Customs and Border Protection (CBP) tarafından yönetilecek sistem, ABD’ye giren ve çıkan yabancı vatandaşların yüz fotoğraflarını toplayarak kimlik doğrulaması yapmayı hedefliyor. CBP yetkilileri, bu uygulamanın güvenliği artırmak, kimlik kontrollerini hızlandırmak ve göç yasalarının uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla geliştirildiğini belirtiyor.

CBP sözcüsü Jessica Turner, bu genişlemenin “Kongre’nin yabancı vatandaşların biyometrik olarak kaydedilmesi yönündeki talimatını yerine getirdiğini” söyledi. Turner, uygulamanın havaalanlarında, deniz limanlarında ve kara sınır geçişlerinde tamamen devreye alınmasının üç ila beş yıl sürebileceğini belirtti.

Yeni düzenleme uyarınca, yabancı yolcuların çekilen fotoğrafları ABD İç Güvenlik Bakanlığı veritabanında 75 yıla kadar saklanabilecek. ABD vatandaşlarının görüntüleri ise yalnızca 12 saat süreyle muhafaza edilecek.

CBP, hâlihazırda birçok uluslararası havaalanında bu teknolojiyi kullanıyor. Ancak yeni plan, deniz limanları ve kara geçişlerini de kapsayacak. Şu anda kara sınırlarında, araç içindeki yolcuların fotoğraflarını temassız biçimde yakalamaya yönelik yeni bir sistem test ediliyor.

Kanadalı yolcular, 26 Aralık’a kadar yüz tanıma sisteminden manuel kontrol talep ederek çıkabiliyor. Ancak bu tarihten itibaren katılım zorunlu hale gelecek. Toronto’lu psikolog Warren Shepell, bu sistemin gönülsüz uygulamasına örnek bir olay yaşadığını belirtti. Cleveland’dan Toronto’ya uçağa binerken iki üniformalı görevlinin kendisinden açıklama yapmadan fotoğraf çektiğini söyleyen Shepell, “Beni önceden uyarmadılar, kendimi ihlal edilmiş hissettim,” dedi.

Uygulama, gizlilik savunucuları arasında ciddi tartışmalara yol açtı. ABD Elektronik Gizlilik Bilgi Merkezi (EPIC) hukuk danışmanı Jeramie Scott, yüz tanıma teknolojisinin “gözetim amaçlı kötüye kullanılma” riskine dikkat çekerek, “ABD’de bu konuda kapsamlı bir federal düzenleme yok, bu da kişisel verilerin farklı amaçlarla kullanılmasına kapı aralıyor,” ifadelerini kullandı.

Scott, geçmişte kişisel verilerin göçmen tespitinde ve sınır dışı işlemlerinde kullanıldığını hatırlatarak, “Bu sistem yanlış ellerde geniş çaplı bir gözetim aracına dönüşebilir,” dedi.

ABD’li göçmenlik avukatı Len Saunders ise, uygulamanın turizmi olumsuz etkileyeceğini söyledi. “Bu karar, Kanadalıların ABD’ye seyahat etme isteğini azaltacak. Zaten düşen turizm oranları daha da gerileyebilir,” diyen Saunders, Washington yönetiminin bu konuda bir adım atmasını beklemediğini belirtti.

Resmî verilere göre, Kanadalıların ABD’ye yaptığı seyahatler zaten son bir yılda ciddi şekilde azaldı. Eylül ayı itibarıyla hava yoluyla yapılan seyahatlerde yüzde 27, kara yoluyla yapılan seyahatlerde ise yüzde 35 oranında düşüş yaşandı.

ABD hükümeti, sistemin “hızlı, doğru ve temassız bir kimlik doğrulama yöntemi” sunduğunu savunuyor. Ancak gizlilik uzmanları, bu sistemin uzun vadede vatandaşların özgürlükleri üzerinde caydırıcı bir etki yaratabileceğini vurguluyor.