Air Canada Grev Krizi Yaz Sezonunda Havacılığı Felç Etme Noktasına Geldi
Kanada’nın ulusal hava yolu Air Canada’da 11.000 kabin görevlisinin greve gitmeye hazırlanması, yaz sezonunun ortasında ülkenin havacılık sistemini durma noktasına getirdi. 16 Ağustos Cumartesi günü saat 01.00 itibarıyla yürürlüğe girmesi beklenen grev, şimdiden uçuş iptallerine yol açtı. 14 ve 15 Ağustos tarihlerinde başlayan iptallerin Cumartesi günü artması ve uçuşların tamamen durması bekleniyor.
Gazeteci İrep Çakır, bu gelişmeleri son yaptığı YouTube yayınında detaylı şekilde kamuoyuna aktardı. Çakır, grevin yalnızca ekonomik değil, sosyal ve siyasi yönleri olan çok katmanlı bir kriz olduğunu vurguladı. Grev durumunda günlük yaklaşık 700 uçuş iptal edilecek ve 130.000’den fazla yolcu etkilenebilecek. Özellikle Avrupa aktarmalı seyahat eden yolcuların, Air Canada ve Air Canada Rouge kodlu uçuşları dikkatle takip etmesi gerekiyor.
Grev kararı, 8 aydır süren ve sonuçsuz kalan toplu iş sözleşmesi müzakerelerinin ardından gündeme geldi. Sendika, düşük ücretler ve yerde geçirilen çalışma saatlerinin ücretsiz olması gibi temel hak ihlallerine karşı harekete geçti. Air Canada’da başlangıç maaşı saatlik 26 dolar ve bu tutar, yaşam giderlerini karşılamaktan uzak. Ayrıca uçuş öncesi hazırlık, güvenlik kontrolleri ve kalkış sürecinde harcanan zaman için ödeme yapılmıyor.
Şirket, dört yıllık süreçte yüzde 38'lik zam ve bazı primler içeren bir teklif sundu. Ancak sendika, bu teklifin hem enflasyon oranının hem de federal asgari ücretin altında kaldığını ifade ederek teklifi reddetti. Uyuşmazlığın çözümü için önerilen bağlayıcı tahkim de kabul edilmedi. Sendika, tahkimin üyelerin oylama hakkını ortadan kaldıracağını ve statükoyu koruyacağını savunuyor.
İrep Çakır’ın analizine göre, yerde geçen sürelere ücret ödenmesi talebi Kanada için yeni olsa da, ABD’de Delta Hava Yolları bu uygulamayı 2022’de hayata geçirdi. United Airlines ise halen müzakere sürecinde. Kanada’daki sendikalar bu hakkın ancak grevle elde edilebileceğini belirtiyor. Bu nedenle mücadelenin yalnızca maaş artışı değil, sistemsel bir değişim talebi olduğu görülüyor.
Air Canada, sendikanın taleplerini aşırı bulurken, grevin yol açacağı kaosun önüne geçmek için “kontrollü durdurma” seçeneğini gündeme aldı. Bu, operasyonların şirket tarafından geçici olarak askıya alınması anlamına geliyor. Ancak sendika bu yöntemin de hak kayıplarına neden olacağını savunuyor.
Hükümet cephesi de bu krizin merkezinde yer alıyor. Gözler Kanada Başbakanı Mark Carney’e çevrilmiş durumda. Daha önce benzer bir krizde Justin Trudeau hükümeti müdahalede bulunmamıştı. Bu kez grevin kadın ağırlıklı bir sendika tarafından yürütülmesi, siyasi refleksleri değiştirebilir.
İrep Çakır, grevin sadece havacılığı değil, Kanada’daki emek mücadelesinin geleceğini de şekillendireceğini belirterek, bu sürecin aynı zamanda siyasi irade, kamuoyu desteği ve iş gücü haklarının sınandığı bir dönem olduğunu vurguladı.