David Suzuki: Sürekli Büyüme Takıntısı Gezegenimizi Yok Ediyor
Ünlü çevreci, bilim insanı ve yazar David Suzuki, mevcut ekonomik sistemin sürdürülemez yapısını ele aldığı yazısında, durmaksızın büyümeye dayalı kalkınma anlayışının insanlık ve gezegen için “intihara eşdeğer” sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Suzuki’ye göre ekonomi, sanayi, nüfus ve tüketim hızla büyürken, doğaya ait sistemler aynı hızla küçülüyor ve yok ediliyor. Özellikle sanayi devriminden bu yana insan nüfusu ve kaynak tüketimi katlanarak arttı. Sekiz milyarı aşan dünya nüfusunun özellikle Batı ülkelerinde oluşturduğu tüketim talebi, ihtiyacı aşan, kâr odaklı ve yıkıcı bir düzeye ulaştı.
Suzuki, küresel Güney’in kaynaklarının şirketler tarafından sömürüldüğünü, yerel halkların ise geriye kalan kirli çevreyle baş başa bırakıldığını belirtiyor. Bu süreçte milyarderler servetlerine servet katarken, milyonlarca insan açlık ve yoksulluk içinde yaşıyor.
Yazıda yer alan örnekler arasında fosil yakıt tüketimi, devasa bataryalı araçlar, silah sanayine yapılan yatırımlar, ormanların yok edilmesi ve karbon yutaklarının tahribatı da var. Suzuki’ye göre tüm bu etkenler iklim krizini hızlandırıyor ve kuraklık, sel, tarımsal çöküş, göç ve çatışmaları tetikliyor.
Suzuki, mevcut sistemin kaçınılmaz ya da değiştirilemez olmadığına dikkat çekiyor. 19. yüzyıldan bu yana iklim bilimi gelişmiş durumda ve kaynakların sınırsız olmadığı artık herkesin malumu. Buna rağmen Batı dünyasında tüketimin “manevi tatmin” ve “özsaygı” ile eşleştirildiğini; bunun da tüketimi adeta dini bir ritüele dönüştürdüğünü ifade ediyor.
Yazar, sürdürülebilirlik savunucusu düşünürlerin görüşlerine atıf yaparak, büyüme yerine “durağan bir ekonomi” modelinin ve dengeli bir nüfus ile kaynak yönetiminin önemini vurguluyor. Suzuki’ye göre asıl sorun nüfus değil, doymak bilmeyen tüketim iştahı.
Sonuç olarak, Suzuki mevcut büyüme odaklı anlayışı terk etmeden gerçek tatminin ve mutluluğun bulunamayacağını, çözüm yollarının zaten elimizde olduğunu ancak bu yıkıcı ideolojilerden vazgeçmemiz gerektiğini ifade ediyor.