Kanada’da Yeni Araştırma Ultra İşlenmiş Gıdaların Sağlık Üzerindeki Tehlikelerini Ortaya Koydu
Kanada’da yapılan yeni bir araştırma, ultra işlenmiş gıdaların (UPF) halk sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Health Canada ve Statistics Canada’nın 6.000'den fazla Kanadalıdan topladığı beslenme anketleri ve sağlık verileri kullanılarak yapılan çalışmada, bu tür gıdaların kalp krizi, inme ve diğer kronik hastalık risklerini artırabileceği belirlendi.
Araştırma, Toronto merkezli bir beslenme epidemiyolojisi ekibi tarafından yürütüldü. Çalışmada kullanılan Nova sınıflandırma sistemine göre ultra işlenmiş gıdalar; çoğunlukla gıda özlerinden ya da gıda bileşenlerinden elde edilen, endüstriyel olarak formüle edilmiş ve tam gıda özelliği büyük ölçüde kaybolmuş ürünleri kapsıyor.
Bulgular, yalnızca cips, şekerleme ve hazır pizzaları değil; aynı zamanda sağlıklı olduğu düşünülen paketli granola barlar, sporcu içecekleri ve meyveli yoğurtları da içeriyor. Örneğin sade yoğurt sağlıklı olarak değerlendirilse de içerisine yapay vanilya veya koruyuculu meyve eklenmiş versiyonlar risk taşıyor.
Araştırmada vücut kitle indeksi, yaş, egzersiz ve sigara kullanımı gibi etkenler dışlandığında bile, UPF tüketiminin yüksek tansiyon, kan şekeri dengesizliği ve iltihaplanma gibi sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğu saptandı. Ürünlerdeki katkı maddeleri ve yapay bileşenler nedeniyle vücut bu gıdaları stres kaynağı olarak algılayabiliyor.
Çalışma, UPF’lerin meyve, sebze gibi sağlıklı temel gıdaların yerine daha sık tercih edildiğini gösteriyor. Bu durum, granola bar gibi ürünlerin “lif kaynağı” ya da sporcu içeceklerinin “elektrolit içerir” gibi sınırlı ama doğru bilgilerle pazarlanmasına bağlanıyor. Ancak bu bilgiler ürünün genel etkisini tam yansıtmıyor.
Kanada Sağlık Rehberi, işlenmiş gıda tüketiminin azaltılmasını öneriyor ancak belirli bir oran veya ulusal hedef belirlemiyor. Buna karşılık Fransa, önümüzdeki beş yıl içinde UPF tüketimini %20 oranında azaltmayı hedefliyor. Uzmanlara göre benzer bir hedef Kanada için de özellikle hastaneler, bakım evleri ve okullar gibi kurumlarda olumlu etkiler yaratabilir.
Araştırmacılar, dikkat çekici ambalajların arkasındaki içeriklerin daha iyi anlaşılmasıyla tüketicilerin daha bilinçli seçimler yapabileceğini vurguluyor. Ocak 2026'dan itibaren yürürlüğe girecek yeni paket etiketleme kurallarıyla, ürünlerdeki sodyum, şeker ve doymuş yağ oranlarının daha görünür hale gelmesi bekleniyor.