Kanadalı Bazı Yahudiler Antisemitizm ve Politik Gerginlikler Nedeniyle ABD’ye Göç Planları Yapıyor
Kanada’daki siyasi atmosfer ve artan antisemitizm endişeleri, bazı Yahudi Kanadalıları ülkeyi terk etme düşüncesine itti. Özellikle Kanada hükümetinin İsrail’e yönelik politikaları ve toplumda yükselen düşmanlık algısı, birçok aileyi daha güvenli gördükleri ABD’ye yönlendiriyor.
Michael A. Sachs’ın kaleme aldığı yazıya göre, Yahudi ailelerden gelen mesajlar giderek artıyor. Bu mesajlarda, korku, dışlanma ve umutsuzluk gibi duygular dile getiriliyor. Sachs, ailesiyle birlikte Vancouver’dan Oklahoma’ya taşınma kararını paylaştıktan sonra, Tulsa Tomorrow adlı Yahudi göç programına Kanada’dan olağanüstü yüksek sayıda ilgi geldiğini aktardı.
Verilere göre 2024 yılında 106 binden fazla Kanadalı ülkeyi terk etti. 2025’in ilk çeyreğinde bu sayı 27 bini aştı. Çoğunluğu Yahudi olmasa da, dikkat çekici sayıda Yahudi ailenin “çıkış stratejileri” aradığı belirtiliyor. Sachs, bu durumun tarih boyunca Yahudi ailelerin yaşadığı zorunlu göçlerin yeni bir yansıması olduğunu söylüyor.
Kanada’daki antisemitizm kaygıları, aynı zamanda Kanada–ABD ilişkilerindeki gerginliklerle de birleşiyor. Trudeau hükümetinin Ocak 2025’te parlamentoyu askıya alması, dijital hizmet vergisini kaldırmayı reddetmesi ve Başbakan Mark Carney’in Filistin devletini tanıma açıklaması, bazı çevrelerce ABD ile ilişkileri gereksiz şekilde provoke eden adımlar olarak değerlendirildi.
Sachs, bu politikaların Yahudi toplumunu dolaylı olarak hedef haline getirdiğini savunuyor. Tarihsel olarak hükümetlerin antisemitizmi siyasi araç olarak kullandığını hatırlatan Sachs, Kanada’da da benzer bir iklimin oluştuğunu öne sürüyor.
ABD’deki Yahudiler ise Kanada’daki topluma destek mesajları gönderiyor. Sachs, “Amerikalılar Yahudilere sırt çevirmeyecek. Hükümetler bölmeye çalışsa da halklarımız bölünmek zorunda değil” diyerek dayanışma çağrısında bulundu.
Yazının sonunda, Kanada’daki Yahudi ailelere yalnız olmadıkları mesajı veriliyor: “Ufukta kara bulutlar görüyorsunuz, ama bu yalnızca sizin yükünüz değil. Biz buradayız ve sessiz kalmayacağız.”