Kanadalıların Çoğunluğu Elektrikli Araç Satış Zorunluluğunu Gerçekçi Bulmuyor

Kanadalıların Çoğunluğu Elektrikli Araç Satış Zorunluluğunu Gerçekçi Bulmuyor

Kanada’da yapılan yeni bir ankete göre halkın büyük çoğunluğu, federal hükümetin 2035 yılına kadar tüm yeni araç satışlarını sıfır emisyonlu araçlarla sınırlandırma hedefini gerçekçi bulmuyor.

Leger isimli araştırma şirketinin 1–4 Ağustos tarihleri arasında çevrim içi olarak gerçekleştirdiği ankete göre, katılımcıların %71’i bu hedefin “gerçekçi olmadığını ve çok maliyetli olduğunu, dolayısıyla geri çekilmesi gerektiğini” düşünüyor. Ankete 1.617 kişi katıldı.

Ankette katılımcılara, bu zorunluluğun ulaşım kaynaklı sera gazı emisyonlarını azaltma planının önemli bir parçası olduğu belirtilerek düşünceleri soruldu. Yalnızca %6’lık bir kesim bu hedefi “çok gerçekçi” bulurken, %39 “hiç gerçekçi değil”, %30 ise “pek gerçekçi değil” yanıtını verdi.

Leger’in başkan yardımcısı Andrew Enns, 2023 Eylül ayında yapılan benzer bir ankete kıyasla, hedefi gerçekçi bulanların oranının 6 puan azaldığını açıkladı. Enns ayrıca çevre duyarlılığı yüksek bilinen Quebec eyaletinde bile bu oranların ciddi biçimde düştüğünü söyledi.

Katılımcılar, elektrikli araç satışlarındaki düşüşün sebeplerini de değerlendirdi. %48 fiyatların yüksek olduğunu, %39 şarj altyapısının yetersizliğini, %37 araçların kişisel ihtiyaçlara uygun olmadığını ve %32 ise bu araçlara güven duymadığını belirtti.

Federal hükümetin mevcut planı, 2026’da yeni araç satışlarının %20’sinin, 2030’da ise %30’unun sıfır emisyonlu olması yönünde kademeli bir geçiş öngörüyor. Ancak otomotiv sektörü, hem ABD ile süren ticaret savaşı hem de düşen satış rakamları nedeniyle bu hedeflerin uygulanamaz olduğunu savunuyor.

Ankette, kadınlar ve 35 yaş üstü bireylerin bu hedefe olan güvenlerinin daha düşük olduğu gözlemlendi. Enns’e göre hükümet, kamuoyunu ikna etmek için “zorlayıcı bir mücadeleyle” karşı karşıya.

Çevre Bakanı Julie Dabrusin, hedeflerin revize edilip edilmeyeceği sorusuna karşılık, sektörle görüşmelerin süreceğini ve “esneklik” yollarının değerlendirileceğini ifade etti.