Ontario’da bir adam eşinin hastalığı için 251 kilometrelik koşuya hazırlanıyor
Ontario’nun Stratford kentinde yaşayan Samm Simon, eşinin terminal evredeki kanser mücadelesine dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak amacıyla sıra dışı bir dayanıklılık koşusuna hazırlanıyor. Simon, toplam 251 kilometrelik bir parkuru koşarak hem bağış toplamak hem de benzer durumdaki hastalara destek olmak istiyor.
Simon, eşinin üçüncü kez meme kanseriyle mücadele ettiğini ve bu kez hastalığın terminal aşamada olduğunu açıkladı. Daha önce iki kez kanseri yenmeyi başaran eşinin bu zorlu süreci, Simon için bu girişimi daha anlamlı hale getirdi.
Bu koşu fikrinin, yaşadıkları zorlu süreci olumlu bir amaca dönüştürme isteğinden doğduğunu belirten Simon, eşiyle birlikte bu kararı aldıklarını ifade etti. Amaçlarının yalnızca kendi hikayelerini anlatmak değil, aynı zamanda diğer hastalara ve ailelerine destek sağlamak olduğunu vurguladı.
“Epic Run for Cancer” adı verilen bu koşu, Stratford’dan başlayarak Tobermory’ye kadar uzanan Bruce Peninsula rotasında gerçekleştirilecek. Bölgenin değişken arazi yapısı ve bahar aylarında görülebilecek zorlu hava koşulları, koşuyu fiziksel açıdan daha da zor hale getiriyor.
Simon, profesyonel bir koşucu olmadığını ancak son altı aydır bir antrenör eşliğinde yoğun bir hazırlık süreci geçirdiğini belirtti. 57 yaşındaki katılımcı, her gün yaklaşık bir maraton mesafesi koşarak parkuru yaklaşık bir haftada tamamlamayı planlıyor.
Koşu boyunca Simon yalnız olmayacak. Yakın arkadaşları ve bir aile üyesinden oluşan küçük bir destek ekibi, yolculuk boyunca ona eşlik edecek. Ayrıca yerel bir şirketin bu süreç için karavan desteği sağladığı da belirtildi.
Bu girişim aynı zamanda bir bağış kampanyasıyla da destekleniyor. Başlatılan kampanya kapsamında henüz koşu başlamadan 15 bin doların üzerinde bağış toplandığı açıklandı. Toplanan gelirlerin Stratford General Hospital, London Cancer Centre ve Stratford Wellspring kuruluşlarına aktarılacağı bildirildi.
Koşunun başlangıç tarihi 11 Mayıs olarak belirlenirken, bu tarihin Anneler Günü’nün hemen sonrasına denk gelmesi kampanyanın duygusal etkisini artıran unsurlar arasında yer aldı. Simon’ın koşu sürecini kendi internet sitesi üzerinden düzenli olarak paylaşmayı planladığı ifade edildi.
Simon, spor geçmişi olmasına rağmen bu kadar yoğun bir antrenman süreci geçirmediğini dile getirdi. Antrenman sırasında yaşadığı fiziksel zorluklara rağmen, bu deneyimin eşinin yaşadığı süreçle kıyaslandığında önemsiz olduğunu belirtti.
Koşunun Simon için yalnızca fiziksel bir mücadele olmadığı, aynı zamanda psikolojik bir destek mekanizması haline geldiği ifade edildi. Simon, bu sürecin kendisi için bir tür dikkat dağıtma ve baş etme yöntemi olduğunu söyledi.
Bu girişim, hem bireysel bir dayanıklılık hikayesi hem de toplumda kanser farkındalığını artırmayı hedefleyen bir sosyal sorumluluk projesi olarak öne çıkıyor.