Toronto ve Vancouver’da Konut Fiyatları 2032’ye Kadar Rekor Seviyelere Ulaşabilir
Concordia Üniversitesi ile özel yatırım şirketi Equiton’un ortaklaşa yürüttüğü araştırmaya göre, Kanada’daki konut arzı mevcut hızında devam ederse, Toronto’da ortalama konut fiyatı 2032’ye kadar 1,8 milyon dolara, Vancouver’da ise 2,8 milyon dolara yükselebilir. Yapay zekâ destekli bir model kullanan araştırma, nüfus artışı, inşaat maliyetleri ve bürokratik engellerin konut üretimi üzerindeki etkisini analiz ediyor.
Araştırmayı yürüten Concordia Üniversitesi İşletme Fakültesi öğretim üyesi Erkan Yönder, “Konut arzının sadece yüzde 10-20 oranında artması yeterli değil, birkaç katına çıkarılması gerekiyor” dedi. Araştırma, yalnızca Vancouver ve Toronto’nun değil, Montreal, Calgary ve diğer büyük kentlerin de arz sıkıntısından etkilendiğini gösteriyor.
2024’te Toronto’da 1,4 milyon dolar olan ortalama ev fiyatı, mevcut inşaat temposuyla 2032’de 1,8 milyona ulaşabilirken, konut üretiminin iki katına çıkarılması durumunda bu rakam 1,6 milyona gerileyebilir. Vancouver’da ise yüzde 50 üretim artışı fiyat artışını yavaşlatmakta yetersiz kalıyor; yalnızca üretimin iki katına çıkarılması fiyatları sabit tutabiliyor.
Montreal’de ise durum farklı: Erkan Yönder’e göre şehir, ters eğimli bir arz eğrisinin “yanlış tarafında” yer alıyor. Yani, talep o kadar yoğun ki, yüksek üretim artışı bile fiyatları baskılayamıyor. Montreal’in mevcut üretim oranı sadece yüzde 1,19 iken, Vancouver’ın yüzde 2,32.
Calgary, konut arzından çok göç dalgalarına duyarlı bir piyasa olarak öne çıkıyor. 2024’te 740 bin dolarla zirve yapan fiyatların, sonraki yıllarda arz fark etmeksizin bu seviyenin altında kalması bekleniyor.
Araştırma, yerel yönetimlerdeki onay süreçlerinin de önemli bir etken olduğunu ortaya koyuyor. Düzenleme Endeksi’nde yüzde 10’luk bir iyileşme, inşa edilen konut sayısını yüzde 10 artırabiliyor. Onay sürelerinde yüzde 10’luk bir azalma ise konut arzını yüzde 3 oranında artırıyor.
Buna karşın, girdi maliyetlerinde yüzde 10’luk artış, konut üretimini yüzde 25 ila 35 oranında azaltabiliyor. Özellikle apartman projeleri bu artıştan daha fazla etkileniyor.
Yönder, bu bulguların Kanada’nın konut politikalarının küresel ticaret ve gümrük tarifeleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösterdiğini vurguladı. “Tarife politikaları, konut arzından bağımsız düşünülemez” dedi.
Araştırmanın temel katkısı, sorunların nicel karşılıklarını sunarak daha iyi planlama yapılmasına olanak tanıması. Yönder, konut üretiminin iki katına çıkarılmasının özellikle Vancouver gibi kentlerde “çok zor ve maliyetli” olduğunu belirtiyor. Ancak bu projeksiyonlar, karar vericilere daha rasyonel adımlar atma imkânı sunuyor.